Anonim Sinema
Halk Matinesi
Sign Up!
Login
Welcome to Anonim Sinema
Sunday, September 05 2010 @ 12:40 AM CDT

son iki diyalog

General News

Her şeye karşı çıkan çığıltıları
Belki de tek sesli  postallar arasında
Açtı gözlerini karanlıkta
Ünsanların ruhları gibi sağlıksız bir çocuktu.


Her şeye karşı çıkan çığıltıları
Belki de tek sesli  postallar arasında
Açtı gözlerini karanlıkta
Ünsanların ruhları gibi sağlıksız bir çocuktu.

Bütün arkadaşlarımız askerdi. Benim küçüklük top
arkadaşım askerdi. K†‚†KTEN O DÜSÜPLÜNÜ ALMANIN BÜR
YARARI OLABÜLÜR. BELKÜ, değişik bir ortamda biz de
küçük bir çocukla, orda, küçükken beni oynatan
askerlerin konumuna gelebilirim. Bizde sokağa çıkma
yasağı yoktu. ‚ünkü yanımızda Kenan Evren oturuyordu.
Yani yanımızda yan binamızda kenan Evren
misafirhanredeyken bizim öyle bir lüksümüz yoktu
zaten.


SERDAR CEMAL EKÞÜ -Üstanbul
12 EYL†L1980 ÜSTANBUL DOÚUMLUYUM.
NOT. DOÚUMUM DA BAYAÚI ÜLGÜN‚ OLMUÞ. ÜLGÜNÜZÜ
‚EKECEÚÜNÜ D†Þ†N†YORUM.
SAYGILAR.

Üşte bu Anavatan da kurulduğu zaman da işte, işte
diyorlar kim yapar diye, BakırköyÕü kim yapar
demişler, işte bi tane karaoğlan var, babam da esmer,
esmer siyah bi adam var o işlere meraklı, onu
çağıralım demişler. …zalÕda bi çağırın gelsin demiş.
Başlayış o başlayış. 83-88 Bakırköy belediye
başkanlığı yaptı. Sonra bi dönemde milletvekilliği
yaptı. Bi iki kere tanıştım kendisi ile, elini öptüm
…zalÕın. Tanışma dediğim böyle şey değil, elini öptüm,
geçti gitti.

SEFER NÜHAN- istanbul
YA NASIL BECERDÜN 12 EYL†L DE DOÚMAYI ? YORUMLARINA
ÞÜRÜNCE G†L†MSEDÜM. KISACA ASLINDA BEN 12 EYL†L 1980
DOÚUMLU OLMAYI HEP ‚OK SEVDÜM;)BEN EN SON YEDÜ YAÞINDA
 TV DE ÜZLEDÜÚÜM BELGESELLERDE BENDEN HÜ‚
BAHSETMEDÜKLERÜNÜ VE HÜ‚ BAHSETMEYECEKLERÜNÜ  ANLAYIP,
KENDÜMÜ MEVCUT 12 EYL†L BELGESELLERÜNDE ARAMAYA SON
VERDÜM.

Aslında ben bi şeyler döndüğünün farkındaydım da,
çünkü her 12g eylül günü, yani yaş günü, yaş günümün
olduğu günün akşamı, kutlamalar gibi bi şeyler
oluyordu. 9. 10 yaşına kadar belgeseller oluyordu.
farkediyordum bi şeyler olduğunu ama benimle alakasını
çözememiştim.

FÜLÜZ KILI‚KAYA ÜSTANBUL
EVET o dönemde insanlar etkilendiler, acı çektiler
idealleri uğruna ama iyi ya da kötü, sağ ya da sol,
bilinçli olarak yaşadılar ve etkilendiler. Ama bizim
neslimizin suçu neydi. Böyle yetiştirildik, böyle
olduk. Ben diyo Kenan Evrenin sesini duyduğumda diyo
başımdan aşağı kaynar sular indi diyo. yani. ne olacak
filan oldum yani.  doğumu filan unuttum, ben filan
diyo yani. Hükümet idare edememiş milleti işte, asayiş
bozulmuş falan, bu yüzden darbe olmuş. Yani şimdi öyle
bi toplum ki, buna gerek yok ki,   ne kadar da kötü bi
yandan da düşünürseniz di mi? Artık alışmışız ki, her
şeye, o kadar sindirmişiz ki, bi taraftan geçiyorsunuz
plazalar, öbür  taraftan geçiyorsunuz gecekondular,
şey yapmıyorsunuz yani, artık şaşırmıyoruz bile,


KENAN ‚ELEBÜ - ANKARA

MERABAlar
PROJENÜZLE ÜLGÜLÜ MAÜL BÜR ARKADAÞIM ARACILIÚI ÜLE
BANA DA ULAÞTI. 12 EYL†L 1980ÕÜN SADECE T†RKÜYE Ü‚ÜN
DÚÜL D†NYA Ü‚ÜN DE BÜR KOPMA NOKTASI OLDUÚUNA
ÜNANANBÜRÜ OLARAK UMARIM ANLATILMASI GEREKENLERÜ
DÜLEDÜÚÜNÜZ GÜBÜ AKTARIRSINIZ.
G…R†ÞMEK †ZERE.

Marmariste yaşıyor şu an ailem. Gerçek ailem, bir
tesadüftür o, geçen hafta ordaydım ve tesadüfen
bulunduğumuz restoranta geldi Kenan Evren. Git işte
dediler, konuş, tanış,  muhtemelen yakında göçecek
gidecek, bi fotografın olsun, bi şeyin olsun, hiç yani
içimde bi istek bile doğmadı. TürkiyeÕde hiç bir
üniversite türkiyenin ilk 500 üniversitesi arasında
değil.  Bu gidişle de olmayacak. çünkü
üniversitelerdeki eğitim KONUÞULMUYOR ÞU ANDA türban
konuşuluyor. †niversitelerin kendi içlerinden
yönetilmesi gerektiği çok açık. Fakat bu ihtilali
yaratan insanlar için bi ihtiyaçtı o zaman
üniversitelerin kontrol altına alınması, ve
kaldırılması gerektiğinde  artık çoğu kişi hemfikir.


G†RKAN KARAKAYA -Diyarbakır

BELGESEL ‚EKMEK ÜSTEDÜÚÜNÜZÜ GAZETELERDE G…RD†M
BELGESELENÜZE BENÜM DE KATKIM OLURSA SEVÜNÜRÜM. ÞU
ANDA DÜYARBAKIRDA BÜR YABANCI FÜRMADA PETROL
M†HENDÜSLÜÚÜ YAPIYORUM.

‚evreme baktığım zaman, biz eskiden misket oynardım,
gazoz kapağı ile oynardık. Onlanrla maç yapardık ama
şu anda insanlar, çocuklar özellikle internet
kafelerden çıkmıyor. Biz aslında onu da yaşamıy olduk,
bunu da bu zamanda devam ettiriyoruz. Ben hem sokakta
oyun da oynadım, sokakta ekmekte yedim. Ünternet
kafede oyunda oynadım, her ikisi insanı şey yapıyor,
kafasını da karıştırıyor, acaba ben nereye aitim,
nerede olduğunu da şaşırıyor insan, bi yere koyamıyor
kendini.
o yıllarda tüp için kuyruğa giren anne babamız, şu
anda ben internetten pizza siparişi verebiliyorum. o
yıllarda ne bir kuyruğa ne bir çatışmaya şahit oldum
ama. Bugün onları düşünüyorum da bana olmamış gibi
geliyor aslında, annem babam anlatıyor, bana çok
hayalmiş gibi geliyor.  böyle bi şey olamazmış gibi
geliyor. bu da tuhafıma gidiyor. bu bir gerçek.

…ZLEM KAPLAN -ÜZmir ya da manisa

Meraba, melis,
gürşat
memnun oldum, tanışıyoruz da bi kere daha öyle değil
mi? Oturarak mı, buraya mı oturayım.
BU PROJEDEN ARKADAÞLARIM BANA S…Z ETTÜ. AZ ‚OK BÜLGÜM
VAR.

BU ARALAR ‚OK KARIÞIK
BÜR D…NEM YAÞIYORUM...
ÜÞ ARIYORUM,
ANKARAÕDA KALMAK Ü‚ÜN ‚ABALIYORUM vs...açıkcası
bilmiyorum...
‚OK ‚ALIÞ AZ YORUL
H†RMETLERÓ

Belit
Belit
Belit. Kızım nasıl isim o öyle, nereden buldun. Valla
ben duramam. Diğer 12 EylüllerÕde benim gibi mi?
Biz sinema filmi izler gibi izliyoruz vahşeti. Þöyle
televizyona oturuyorsun, diyor ki, türkiye de, işte
anlatıyor, istanbul da gaziosmanpaşa semtinde, işsiz
olan MK. cinnet geçirip, karısını ve çocuklarını
doğradı. Yazık. Üfade bu bende.  Düşünsenize ne kadar
şey olmuşum böyle, adam karısını çocuklarını doğruyor.
Sen sadece izliyorsun ve vah vah ya. Yarın ne
pişirsem. Bu , bu ardından aklıma gelen şey bu. Bu çok
kötü bi şey. Ama bunu böyle irdelediğim vakit
görüyorum.
‚5ok var mı 12 eylüllü
-Var
Var di mi?
-Var.
En cazip gelenleri bi araya getireceksiniz.
-Bulabildiklerimizi.
Ben kesinlikle olacağım değil mi?
-Tabi.
TRTÕDe mi gösterilecek.
Benim şimdi derdim devletin ülkeyi nasıl yönettiği
değil, savaşlar değil, benim derdim benim, çok
seksenliyim yani ben. çok sensenliyim, çok sensenliyim
dimi?
Televizyonda izlediklerimden, gördüğüm tuhaflıklardan,
hem hayatımı yaşarken hem çevremde gördüğüm insanlar
yüzünden. Þey olsaydım.  Bunu kafaya taksaydım hani,
acı çekseydim, çünkü acı çekilecek şeyler bunlar, ben
şimdi tımarhanedeydim.

ALÜ EREN ÞEREFLÜ istanbul

Haberleri, vizontelede özellikle evren paşanın
konuşması var televizyonda yurttaşlarım diye, onu
izledim işte korkmanıza gerek yok. Ordu yönetime el
koymuştur, kargaşaya bi son getirilmiştir. Elbette
olacak sonuçta asker başa geliyor. Disiplinin temel
olarak alındığı yer askerye. Asker başa geldiğinde de
arkadaş ben size her türlü özgürlüğünüzü veriyorum
diyeceğini de düşünmüyorum. Askerin olduğu yerde bi
disiplinin olacağı kesin
 BUNU ZATEN TELEVÜZYONDA ‚OK RAHAT G…R†RS†N†Z.
VÜZONTELE de çok net gördüm. Siyasi partiyi savunan bi
kişi askere gittikten sonra disiplin her şeyin
başıdır, yaşasın varolsun disiplin demeye başlıyor.
Askerin geldiği yerde bu doğal. Hukuki menfaat ihlali.
gerçekten o kişi zarar gördüyse, görmemesi gereken
şekildeyken gördüyse, öyle söyleyeyim, hakikaten,
hukuka aykırı bi durum varsa, bunun tazmimini talep
ederdim. Ama hayır ben türkiye mahkum olsun istiyorum,
ben meşhur olmak istiyorum, darbe oldu olmaması
gerekirdi, niye oldu. Böyle söyleyen birni de ben
savunamayacağımı söylerdim. Fakat savunacak arkadaş
vardır, yoktur o ayrı konu.

SÜMGE …NCEL …ZAL TOKat BEN SÜZÜN ARADIÚINIZ KÜÞÜLERDEN
BÜRÜYÜM.

DOÚUM TARÜHPÜM 12 EYL†L 1980 VE HATTA TAM ÜHTÜLAL
SAATÜ FAKAT SÜZÜNLE NASIL BAÚLANTI KURABÜLÜRÜZ?
BEN ÞU AN TOKAT ERBAAÕDA YAÞIYORUM.

‚ay alabilirmiyim elime.
Kuş sesleri
Belli bi yaşa kadar onun farkında olmuyorsunuz. Belli
bi zaman şonra o günün tarihi, önemini anlıyorsunuz
ama çok fazla... ama bu günden sonra daha dikkatli
seyredeceğime inanabilirsiniz. Daha çok hislerimle, ne
hişediyorum...HER HALDE D†Þ†N†R†M.
Baba- Senin kamera ile çekse daha iyi olurdu.

Bizim evde (Gülüyor, takılıyor)
Siz yanlış kişi (Gülüyor, takılıyor.
Hep onla iniltili bişeyler bulmak istiyorsunuz ama
bilmiyorum ben mi bu seksendendir, falan diye pişman
olacağım,

HAVVA ÜNCÜTOPU
Tabi o dönemde çocuksun anlamıyorsun neden olduğunu
filan. Sürekli jandarmalar geliyor eve. Dayım kaçak,
iki tane çocuğu var.  küçükken bi suçluyu, benim erkek
kardeşim benden dört yaş küçük. Onu ben kucağımda
gezdirirken, okula mı gidiyorum hatırlamıyorum, belki
ilkokula gidiyorum, 7.5 yaşındayım, ilkokula başladım,
 askerlyer beni tutuklamışlar götürüyorlar, suçumun
filan ne olduğunu, hatta o kişinin kim olduğunu bile
hatırlamıyorum ama çok kötü korkmuştum ve ağlayarak
kardeşimi eve götürmüştüm.
o 40 günlükken gitmiş. kaçmış bi şekilde askerlerden.
her halde bu siyasi nedenlerden diye tahmin ediyorum
çünkü hiç bi şekilde net bi açıklama yapılmıyor bize.
Dayım neden gitti, kimse bir açıklama yapmıyor bize.
Beni aramayın diye bi mektup bırakmış bize.
bunlarda erdalın bana yazmış olduğu aşk mektupları.
meydan yerinde kampana vurdu, kovuşların kapıları
kapanır, bu sefer hapislik uzun sürdü biraz, yaşamak
ümitli bir iştir sevgilim,
 bu da nazım dan galiba.

izmir ya da manisa

hep kendisinin bana yazdığı şiirleri onun yazdığını
düşünüyor ama.
ben küçükken giymek istediğim gelinliğin modeli.
sanıyorum ben üniversite ikideyken, 2001-2002, 2002
yılında, yanlış tarih vermeyeyim de, izmir de bi yerde
bulundu, 18 yıl sonra.  çocuğu düşünün 40 günlükken,
geliyor 20 yaşındaki çocuğunu görüyor. ÜzmirÕde
dağlarda çobanlık yapmış, sonra bi fabrikada yemek
yapmış, fabrikada kaldığı için üşütmüş, hastalanmış.
Buraya geliyor, bir ay kadar kalıyor sonra da vefat
ediyor.

ALÜ RIZA SAVAÞ WÜEN

YURTDIÞINDA BULUNMAMIN 12 EYL†L ÜLE BÜR ÜLGÜSÜ YOK,
BABAMIN MESLEÚÜ  NEDENÜYLE GELDÜK. †NÜVERSÜTEYÜ DE
BURADA OKUDUM VE KISA BÜR S†RE DAHA KALMAYI
D†Þ†N†YORUM.

12 EYL†L DEYÜNCE GRÜ BÜR RENK GELÜYOR AKLIMA BUNDA
HERHALDE O D…NEME AÜT TELEVÜZYON G…R†NT†LERÜNÜN ETKÜSÜ
VAR.
12 EYL†LÕ†N BENÜM DOÚUMUM DIÞINDA BAÞKA BÜR …ZELLÜÚÜ
OLDUÚUNU ÜLKOKUL YILLARINDA …ÚRENDÜM.
BÜLDÜÚÜM KADARIYLA 12 EYL†L DARBESÜ NEDENÜYLE ‚EVREMDE
ETKÜLENEN OLMADI. ASLINDA BU KONULAR NE AÜLE Ü‚ÜNDE
FAZLA KONUÞULDU, NE DE BEN ÜLGÜLENDÜM.

TAYYÜP TEMEL - DÜYARBAKIR

12 Eylül 1980Õde HakkariÕde doğdum. Aslında bizim orda
anneler çocuklarının yaşlarını hatırlayamazlar. Kütüğe
de gerçek doğum günleri ile geçme ihtimalleri çok az.
Annemin benim doğum günümü hatırlaması tamamen 12
eylül ile ilgili. Açıkcası ben. 12 eylül de doğdum ve
12 eylül kanunlarının olumsuz etkisini de gördüm.

TUÚBA SÜLÜCÜ
12 EYL†L 1980 DOÚUMLUYUM. SÜZDEN DAHA GENÜÞ BÜLGÜ
ALABÜLÜR MÜYÜM. BU MAÜL ADRESÜNE CEVABINIZI
BEKLÜYORUM,
ailemde olumlu ya da olumsuz etkilenen yok. Onlar
dışarda kalıyorlar, dışardan gözlemlemişler. Hiç bi
şeye katılmamışlar, ben de onun için onu söyleyecektim
yani,

BURSA

aslında benim söyleyecek bi şeyim yok. Siyasi bakımdan
söyleyecek bi şeyim yok, çünkü siyasetle ilgim yok.
öyle yani onun dışında da, pek bi şey hişettir miyor,
çünkü ogünden sonra sanki herşey bitmiş, bize
yansıtılmıyor gibi, artık onları yaşamıyoruz. o
yüzden, ııh ıhh (kıkırdıyor.)

EMEL GEN‚ - ESKÜÞEHÜR
ONÜKÜ EYL†L SIKINTILARINI AÜLEM VE BEN YAÞADIK.
…ZELLÜKMLE DOÚUM SIRASINDA. ÜSMÜMÜ ÜYKÜ DEVRÜM
KOYMAMIÞLAR DÜYE DUA EDÜYORUM.
aslına bakarsan ilkokula giderken öğrendim ve ben
doğduktan sonra annem işte, SEN DOÚDUÚUNDA SOKAÚA
‚IKMA YASAÚI VARDI, o zaman bi şey anlamıyorsun annem
evde doğdun sen dedi. ama ilk okul bir yada iki olması
lazım. o zamanlardı ilk duyduğumda, herkes hastahanede
doğuyor ben neden evde doğmuşum,

CEYHUN DOLMA
GENELDE BANA ÜHTÜLAL ‚OCUÚU DARBE ‚OCUÚU GÜBÜ ÜSÜMLER
TAKILIR VE DOÚUM G†N†M† ‚OÚU KÜMSE UNUTMAZ.
ASLINDA BEN KALMERA KARÞISINA ‚IKMAK GÜBÜ OLAYLARI PEK
SEVMEM AMA BÜZÜ SÜZÜN ‚OK IÞIKLI , B†Y†K KAMERALAR
KULLANMAYACAÚINIZIZI BELÜRTMENÜZ BENÜ BÜRAZ
RAHATLATTI. DÜYEB.ÜLÜRÜM.

Mesela ben küçükken evden sabah çıkardım, annem akşam
eve gel derdi. akşam yemeğine eve girerdim çünkü,
oyuncak alanı çok, top oynardık. sabahtan akşamın geç
saatine kadar top oynayabilirdik. şimdi çocukların
öyle bir imkanı yok. izmir de. mesela bizim okuldaki
arkadaşlardan örnek vereyim.  adam bilgisayarın başına
oturuyorum diyor, benim öyle bir alışkanlığım yok ama
bende de başlyayacak ama sabahtan akşama bilgisayar
oynuyor. lisedeyken ayda bi kitap okuyordum. ama şimdi
üniversiteyi kazandıktan sonra ve çalışmaya
başladıktan sonra yok hiç kitap okumadım.


NEZAHAT G†LTEKÜN ANTALYA
BU PROJEYÜ BÜR ARKADAÞIMIN MAÜLÜNDEN …ÚRENDÜM. B…YLE
BÜR PROJENÜN ‚OK ÜYÜ BÜR FÜKÜR OLDUÚUNU D†Þ†ND†M.
AYNI AKÞAM BABAM GAZETEDEKÜ HABERÜ G…STERDÜ. BEN
S…YLEMEDEN BABAMIN BANA BÜR MAÜL AT DEMESÜNE ‚OK
SEVÜNDÜM.
ogün sokağa çıkma yasağının olduğu bir gündü. bir
günmüş daha doğrusu, BENÜM DOÚDUÚUM G†N, ORDA GELENEK
ÞEKLÜNDEYDÜ,  çocuk doğduğu zaman çocuğu soğuk suyun
içine atma geleneği varmış. vücudunun daha sağlıklı ve
diri yetişmesi için işte. bunun için amaçladıkları bir
uygulama bu. Bu uygulama çerçevesinde beni de soğuk
suyun içerisine atmışlar. amcamlar vardı.  beraber
yaşıyorduk aslında bir evin içerisinde, kırmızı olan
benim, oturmuş, sarı kafa. ogünden sonra çeş=itli
rahatsızlıklar ortaya çıkmaya başlamış bende. bir
yaşıma kadar  ne oturabilmişim, ne de emekleme durumum
sözkonusu olmuş. Hergün bir nevi ölümümü beklemişler.
bugün ölecek yarın ölecek şeklinde. ogün doğduğum için
adımı devrim koymuşlar.
ama sürekli raatsızlığımdan dolayı annemin amcası var
o kendisi de imamdır ve şey adım devrim diye bu
=şekilde hasta olmuşum. böyle düşünmüşler. bu kızın
adını değiştirmeden bu kız iyileşmez demişler.
(gülerek) kesinlikle bu şekilde. bir yaşından sonra
adımı nezahat olarak değiştirmişler. Ama şimdi keşke
adım devrim olarak kalsaydı diyorum. maçtan sonra
şampiyon olmuştuk artık. hocalarımız bunlar bizim,
arkadaşlarım. takım kaptkanıydım o zaman, bu da
mezuniyetim, okulun kapandığı gün. mezun olduğumuz
gündü yani. Nezahattan sonra, dediklerine göre adım
değişince ben iyileşmişim.  dediklerine göre.

KESKÜN SERDAR -ANKARA
12EYL†L 1988ÕDE DOÚANLAR ÜLE BÜR BELGESEL ‚EKÜMÜ
YAPACAKMIÞSINIZ.  O G†N DOÚANLARDAN BÜRÜ OLARAK
G…R†ÞMEK ÜSTERÜM SÜZÜNLE. TELEFON NUMARAMI BIRAKIYORUM
UMARIM G…R†Þ†R†Z.

O oönem insanlar ölüyordu. günde yirmi tane 40 tane,
genç insanlar. üniversitede okuyan insanlar başarılı
insanlar ölüyordu. bu insanların öldüğü dönemde bir
anda ortalığın süt liman kesilmesini halk sevinçle
karşıladı. işte gördünüz ordu bizim evlatlarımızı
kurtardı.
şiir
bir mektup dokusunda nazlı gülüşlerinin müjdesinden
dingin bir aydınlığa uzanan, seşiz adsız bir
kırmızıdan yoksun, merhaba ile başlama düzensizliği.
sesinin dalgalarına düşünmeden bıraktım kendimi
soluğun öyle güçlü ki, estirdiğin hava hiçlikten
doğup, yumak yumak bir an gibi varlığımı doldururken,
başlayan bir hayatın dile gelişi.kirpi kırılganlığında
ama  öze körü körüne bağlı bir yürek. müjdesinde
taşıdığı hayalde, uzak,  seşiz beyaz bir siyahın
seslenişi, hüzne yoldaş gözlerinde parıldayan bir
ışık.
o halkın düşüncesinde şey, geride duran bir kuvvet,
bişey olursa müdahale eder.

ASLI ERÜÞ
BÜR BELGESEL ‚EKÜLDÜÚÜ VE 12 EYL†L 1980ÕDE DOÚANLARIN
ARANDIÚI TARAFIMA ÜLETÜLYDÜ. ANCAK AYRINTILI BÜLGÜM
YOK. SÜYASET YOKSA SAKINCASI YOK.  BÜR DE NELER
SORACAÚINIZI R…P…RTAJDAN …NCE S…YLERSENÜZ SEVÜNÜRÜM.

gündüzleri yürüyüşe çıkıyorum, deniz kenarında,
flamingolar geliyor bir sürü deniz kuşu, onları
izliyorum.
güzel zamanlama yapmışız. hastahanede doğmuşum. biraz
şanslıyım diğer 12 eylülde doğan arkadaşlarıma göre.
dedem sıkıyönetim hakimi. çok popüler olmuş, kartvizit
olarak gösteriyorlarmış, bebeğğimiz oldu şeklinde.
onun dışında benim.   onun dışında benim ismimle
ilgili problem olmuş, birisi demiş, evren koyalım,
birisi demiş devrim koyalım,

izmir

bizimkiler tedirgin olmuşlar ne olur ne olmaz diye.
bebek kalmış adım.

-soru duyulmuyor
pek konuşmaz o konu ile ilgili. ‚ok fazla şey
söylemez. ama şöyle bir anı var, isim vermeden
söyleyeceğim. bi gün annemi götürmüşler. olmaması
gereken bir yerde bir yanlış anlama sonucu. o da
dedemin adını vererek ben onun kızıyım demiş.
ordakilerde biz de o zaman madonnayız demişler. komik
bi şey demişler. verdikleri çok fantastik bi cevap
olmuş. dedem onu almaya geldiğinde bi utanmışlar.

hah hah hah
daha detaylarını bilmiyorum ama hep anlatıp gülüyorlar
ona.

röpörtajcı sesi duyulmuyor

hehe hehe hehe

heh heh he
tamam ben teşekkür ederim. umarım istediğin gibi
olmuştur.

KENAN …ZG†R ÞÜDAR
kendi akrabalarımız ieçinde oldukça var göz altına
alınan. çok sebepsiz yere, yani, üç beş gün, bir ay
belki, hiç bir suçları olmadığı anlaşılınca bırakılan
insanlar var. Doğduğum yerlerden AdanaÕya gelmemizin
bir nedeni de o. Babam zaten evini olduğu gibi muştan
adana ya taşıyor. o dönemi biz fazla yaşamadık,
ailemiz bizi, uzak tutmaya özen gösterdi, oturduğumuz
semt olsun, bizi olaylardan uzak tutmaya çalıştılar.
işte güvenlik güçlerinin onlara yaptığı muameleler,
misal bizim köylerimizin boşaltılması olayları filan
var, 1993 döneminde, topraklar boşaltıldı ve insanlar,
bi de kentlerdeki sorunlardan bahsediyorlar
gelenlerden dolayı ama çoğu kimse bunun sebebine
inmiyor.  neden insanlar köyünü bıraktı açlığa
sefilliğe geldi.


adana

bunlar sorgulanmıyor. muşa yaklaşık sekiz ay önce
gittim. çok fazla gidilmesinde bir sakınca şu an yok.
üç dört sene öncesine kadar köye gidiş şey değil,
girişiniz bile yasaktı, o köy içindeki topraklar,
evler yakılmış bi köydü. evler ahırlar falan...

ZAFER IÞIK. mersin
12 eylülÕde Diyarbakır da doğdum. o zaman köy hayatı
işte. 85 - 86 Ôlarda daha okula başlamadan evveldi. o
zaman bizimkiler göç ettiler, buraya. Tabi mersinÕe
direkman değil de, tarsus Ôun yenice kasabası var,
evvela oraya göç ettiler, uzun zamandır ben siyasetle
ilgilenmiyorum, sevmiyorum siyasetle ilgili konuşmayı,
başkasının aleyhinde konuşmayı. fakat halkın arasında
şu konuşuluyor, 28 şubat bir nevi gizli darbe gibiydi,
bir ihtilal gibiydi. çünkü bir ihtilalin etkisinden
daha çok etki bıraktı halk arasında. baş örtüsü olsun,
üniversitelilerin başörtüsü ile üniversiteye
alınmaması olsun. bi çok işte evlerde kuran okuyan
gençlerin dinini öğrenmeye çalışanların, uygun şekilde
çalışanların diyelim böyle , hizbullah tarzı olaylar
değil de, onların dahi böyle yasaklanması, hapse
atılması, bunun bi süre, onun  bi etkisiydi diye
düşünüyorum. Ümam hatiplerin önünde bu engel olmasa ,
Ümam HatipÕden ayrılmayı düşünmüyordum. gene öğretmen
olmayı tercih ederdim fakat imam hatip okuyarak
gitmeyi düşünüyordum, fakat o engeller olunca ben
gidemedim. dedigim gibi binlerce kişi var türkiyede,
imam hatipi bırakmak zorunda kalıyor.

VEYSEL SOYSAL - antalya
HABERÜNÜZÜ GAZETEDE G…R†NCE ÞOK OLDUM. BÜRAZ
BAKAKALDIKTAN SONRA TEKRAR TEKRAR OKUMAYA BAÞLADIM.
EVET, BU BENÜM DOÚUM TARÜHÜMDÜ VE BUNA KAYITSIZ
KALAMAZDIM. EÚER ÜSTERSENÜZ SÜZÜ MÜSAFÜR ETMEK BENÜM
Ü‚ÜN GURUR VERÜCÜ OLUR.
Yurttayken bayağı kalabalık olmuştuk, 15-20 kişi ne
bileyim.  doğulu insanlar, polisler bu yüzden.
hırpalanmak değil de gözaltına alındık yani, göz altı
derken normal gözaltı yani, hatta öyle bişey oldu ki,
hiç tanımadığım bir insan karşıdan gelip bana,  veysel
dediğini biliyorum.  bu yurtta bulunan sivil polis.
sivil polis ismimi biliyor.  ilginç geldi bana. bir
suçlu potansiyeli olarak görüyorlar doğudan gelen
insanları. BUnları bir gözaltında tutmak gerekiyor
diye düşünüyorlar herhalde.
içebilir miyim?
-rahat ol..

 AHMET SOYSAL tokat
Da ha önce böyyle bi şeyimiz olmadı ama devamlı
kameramız olduğu için birbirimizi çekip, tabiii,
pikniklerde birbirimizi çekip filan. kameraya alıştım.
belli bi işe girmeseydim, belli bi işe kendimi adapte
etmeseydim, benim de hayatımda ne diyeyim, bozulmalar
olurdu, mesela istanbul da bi sürü kapkaççı var,
kendimi ben bi yere adapte ettim, şu an ben de serseri
gibi dolaşırdım. ona buna saldırı, ona buna laf eden.
bi şeyler yapardım ama, ben tabi o dönemde kim
yaptıysa allah razı olsun, bilmiyorum, beni bi işe
adapte etti. türkiye de iki üç kere darbe oldu, hala
millette olur diye bir korku var. üç kere darbe
olmasına rağmen, darbe olmaması için ne yapmak
gerektiğini bunlar bulamadıysa, benim bir çözüm
üretmem imkansız bi şey. üç kere darbe olmuş bi
ülkede. ve dördüncüsü de olabilir, beşinci altıncı da
olabilir, üç kere darbe olmuş yapması gerekeni
bilmiyorsa, benim bi şey söylemem yok yanlış bi olay,

YILDIZ ERSÜN - MERSÜN
12 EYL†L 1980 DOÚUMLU OLMANIN PEK G…ZLE G…R†N†R OLMASA
DA KENDÜ HAYATIMDA ETKÜLERÜNÜ G…REBÜLÜYORUM. BU
SORUNLAR HAKKINDA SÜZLE ÜSTEDÜÚÜNÜZ GÜBÜ BÜLGÜ
ALIÞVERÜÞÜNE GÜREBÜLÜRÜZ.

ne yapalım yetmez mi bu kadar?
önümüzde notlar oluyor, onlar da fotokopi oluyor zaten
böyle. onlara çalışıp sınavlara giriyoruz,  çalışmak
da değil ezberleme oluyor, okuduğum bölüm ingilizce ,
ben onları bi de türkçeye tercüme etmeye çalışıyorum,
tam çeviremiyorum, anlayamıyorum. Türkçe bölümündeki
adam benden çok şey biliyordur.  ne bileyim bi ara
böyle saçlarımı kestirmek zoruda kaldım, ders
geçebilmek için. hala daha bir önyargının olduğu
gözleniyor. üniversitenin hocasında bile bi ön yargı
var demek ki,  benim saçım uzun diye adam benle
tartışabiliyor meseyla. ne bileyim. gitar çaldığımı
duydu hocamız mesela ve bırak sazı sözü dedi mesela ne
demek bu yani.
tc vatandaşı. yani işte yök ile, yani onu benim
karşıma yök getirdi.

REVNA DAMAR (birinci ve son konuşan) fen fakülteli
Þimdiki çocuklar daha mekanik, biz, daha doğalmışız
gibi ğeliyor o dönemdekiler yani, bizden önceki dönem
daha çok olayları yaşadığı için çok fazla çocuklarının
gençliklerinin farkına varamamışlar. bizden sonraki
kuşak ise daha mekanik büyümüş, kurallı büyümüş.
Siyasi boyutunu düşünürsek, gerçekten çok iyi şeyler
olmamış. insanların en zorlandığı dönem. herşeyin çok
kısıtlı olduğu bi dönem, her şeyin yasak olduğu bi
dönem.
ee, pekmezle çay içtiklerini biliyorum. ondan sonra
babamların şey yaptıklarını biliyorum, hiç oyuncakları
yokmuş, terzinin önünde bekleyip, makaraları, o ahşap
makaraları atmalarını bekleyip, onlardan araba yapıp
oynadıklarını biliyorum, ondan sonra bu tam olarak
hatırlayamıyorum, bi şeyler daha var, çok ilginç
şeyler vardı. ama gelmiyor aklıma. annemleri arasam
söylesem. ip ucu alsam.
sonuçta fen fakültesinde okuyorum. bilim fakültesinde
okuyorum, bilime dair şeyler yapmamız gerekirken,
verilen kitapları aldığımız gibi ezberleyip, onları
tekrar onlara vermemizi istiyorlar,  yani,  herşey
ezber, güncel hayat ile hiç bir bağlantısı yok,
nüfus cüzdanı mı, yanımda.
şenlik gibi bi şey düzenlemeye çalışmıştı
arkadaşlarım. bütün fen fakülteleri arasında, bir
bilim günü olsun, bi şeyler olsun yani, değişik bi
şeyler yapalım, buluşma gibi bişeyler olsun, bunu
söyleyen arkadaşlarım tembel oldukları için (gülerek)
bölüm başkanı tarafından geri çevriliyorlar, siz benim
karşıma hangi yüzle çıkıyorsunuz deniyor. bi şey
yapmanız muhakkak engelleniyor yani,  ne kadar çok
bunun arkasında dursanız da. ne yapmamız gerekiyor,
illa karşımızdaki insanın odasına girip yani, ters bi
şey mi söylememiz gerekiyor, sürekli ezme durumu var.
bizim, fakültede bu fazlasıyla yaşanıyor.

12 eylül doğumluyum onikieylülseksen (kendimi
düşünürüm)



1
revna damar (Ülk ve son konuşan)
böyle kesik kesikti herşey. bütün değildi hiç bi şey.

2. (Askeri okula gidecek)
o zaman doğduğumu sırada, 12 eylül var ortalık
karışık, işte asker devrim yapmış, bi tek problemimiz
o değildi. devamlı ilaç kullanmak zorunda ve bu
ilaçlar beş dakikada bir verilmesi gecikmemesi
gerekiyor. o zamarqn ki komşularımız, çoğunluğunu rum
kesimin oluştuduğu, gece saatlerine gelen şeylerde 10
dakikada bir gelip kapıyı tıklatıyorlarmış. kalkın
çocuğun ilaç saati geliyor diye. bütün hayatım boyunca
 hiç bi zaman rumlara özellikle, kötü bakamayacağım,
büyük bi ihtimalle, o kötü bir anı.

3.
 (Petrol mühendisi batman)
sancılar artıyor. babam götürelim işte diyor. o zaman
çok meşhur bi dizi varmış, dallas diye, dur şu ceyar
ne yapacak diye herkes, o diziyi seyrediyormuş
sanırım.


4.
Annemle konuşurken bazen, 12 eylül sabahı, bizim eve
geldiler, evi bastılar, babamı alıp götürmüşler.

5.
 (cagğcağa benzeyen)
babam anlatıyor meseya o dönemi. bir yandan. ki o
dönem telefon da yok. bir yandan darbenin getirdiği
tedirginlik var. bütün ülkede, bir yandan da askerde
olmasından kaynaklı, askeri yükümlülükler i yerine
getirmek için işte baskınlara katılmak zoruda
kaldığını söylüyor.

6.
filiz
ben küçükken annem bana aman filiz sus derdi.
kötülüğünden değil. korkmuş yani.  ürkütülmüş.

7.
fen fakülteli.
hani şu olabilir, jandarmadan askerden daha çok.
dediğim gibi o dönemde yaşanılan şeyler, ailelerin
daha fazla, çocukların üstün, işte biz bunları
yaşadık, siz bunları yaşamayın, onlarla oluşturulmuş
bişey, aman bi şey olur korkuyorum.  biraz herhalde
duygusal baskıdan kaynaklanıyor.

8.
suya sokulan kız.
kabus tabi ki. mesela bi diyarbakır da doğmuş bi
çocuğun, batmanda doğmuş bi çocuğun çocukluğu ile,
kesinlikle şu an antalya da doğmuş bi çocuğun
çocukluğu, şu an benim kardeşlerimin çocukluğu ile
benim yaşadığım çocukluk çok farklıydı. biz silah
sesleri arasında büyüdük.

9.
ona bişey olmayan kız
ben güzel bi çocukluk geçirdim yani, böyle sokakta da
oynadım, yani, arkadaşlarım da oldu. şimdi çocuklar
bilgisayar başından kalkmıyor deniliyor ya, gerçekten
de öyle yani. onlar, bi çok şeyi yaşamadılar,
yaşamayacaklar yani, böyle kalplaşmış hayatlar var.
ailelerinin onlara öğrettiği onları yaşayacaklar yani.


10.
(petrol mühendisi batman)
bizim açımızdan bi ikilem gibi oluyor yani.
teknolojiden önce ve sonra gibi bi şey oluyor.
çocukluk yıllarımızda her şey ilkeldi. oyunlarımızı
kendimiz bulup kendimz oynardık. taştan yapardık,
bulur oynardık. şu an öyle değil dışarda oynayan çocuk
göremiyoruz artık.

 

11.
(birinci, gözlüklü, adı devrim koyulmayan)

 babam sivasta bazı şeylere kendisi önderlik ediyordu.
kendisi organizasyonların içinde yer alıyordu. ben
buna inanıyorum ve bunun arkasında sonuna kadar
olduğum için, çocuklarımlaya
beraber...........diyordu. heyecanlanıyordum yani o
zamanlar, ufak tefek bi çocuk, newroz da filan
heyecanlanmıştım, o koca koca panzerleri görünce
filan.

12.
(mennun)
sonuçta huzurun sağlanmış olması, ne şekilde
sağlanırsa sağlansın, insanların sırtındaki bir yükü
aldı diye düşünüyorum.
13
ekşi
amerikada her ülkenin, hocalar anlattı bize biraz, her
ülkenin masası var. adamlar bunlara para harcıyorlar
yani, adamların bunlara bütçesi var, türkiyede bugün
adam kaşıklık çıkarmak istese bi saat.


14.
memnun
çünkü güvensizlik, karşyındakine güvensizlik, sağcı mı
solcu mu, kafasından gitmiş olması, bu tür şeylerin
konuşulmasının yasaklanmış olması, elbetteki ben
insanlar açısından daha rahat iletişimin sağlandığını
düşünüyorum .

15.
petrol
şey var, belki 1980Õi görmemiş olmanın faydasıdır bu.
insanlara soğukbakmamak. insanların kötü olduğunu
düşünmemek.

16.
ben doğdum
tabi ki gençlerin düşüncelerinde kısıklama oldu. benim
açımdan kötü bi yanı yok çünkü ben uğraşmadım.

17.
(küpeli beyaz çizgili kazak)
12 eylül sonrası gençlik kuşak edinememiş bir
gençliktir. kuşağı olanlar da kuşağını yitirmiştir
zaten.

18.
fen
ben de siyasetin içinde olmayı isterdim. siyasi
fikirlerimi daha rahat söylemek isterdim ama bunun
kısıtlamaya girilmesiniden ben de hoşnut değilim.
bunun nedeni de o dönemlerden kaynaklanan şeyler.

19.
küpe beyaz çizgili kazak.
bakıyorsunuz, televizyon çağı, insanlar her an herşeye
ulaşabiliyorlar, herşey yapabiliyorlar fakat herkes
daha bir köreliyor, herkes daha bir cahilleşiyor,

20
asker
özgürleşmek de o kadar iyi değil bazen. yani insanlar
özgürleşirken de bişeyleri düşünmeli. şimdi
düşünebiliyor musunuz, biz aile toplumu olanbi ülkeyiz
yani,  doğu insanıyız. aile toplumuyuz aile yapımız
bozulmaya başlıyor. yani siz bundan önce düşünebiliyor
muydunuz,  bir anne baba kız evladını ne kadar okumuş
,etmiş bi aile olsun, kız evladını televizyona çıkarıp
hiç tanımadığı bir insanla evlendirebiliyor. böyle bir
toplum değildik biz.  tamam bunlar kötü bi şey değil
ama biz unlara alışmaya başladık, kötü taraf o.

21
(   )
ezberci bir eğitim. ezberlemeye zorlayan bir eğitim
sistemi var. hiç bir şey bilmediğim derslerden
geçiyorum. geçtiğim derslerden şu nedir diye
sorduğunuz zaman bilemeyebiliyorum.

22
(ben doğdum)
iyi bir eğitim almıyoruz. sadece lise eğitimini sağlam
alan kişiler üniversiteyi kazanabiliyor. üniversiteyi
kaszandıktan sonra da şey yok, istediğin olanaklar
yok.

23
(asker olacak)
bi öğrenci hiç bi zaman öğretmenini eleştiremez.
parmak kaldırıp söz isteriz, saygıdır bu. ama hiç bi
zaman öğrenci istediğini söyleyemez.


24
(ona bi şey olmayan kız)
insanlar hep şeydir lanet olsun bu okuldan işte
şöyleyiz de böyleyiz de, eğitim iyi değil, haca iyi
değil, sınıf iyi değil, kampus iyi değil, benim hiç
böyle bi şeyim olmadı yani, şimdiye kadar, bu bu
elimizde olan

25.
sol yanağında ben var.
 ben neden etkiyeniyorsam halkta ondan etkileniyor
sonuçta.

26.
imam hatip
tamamen din eğitimi verilen yerlerde taaşup ortaya
çıkıyor, bağnazlık böyle. tamamen fen eğitimi
verildiği zaman adamın aklı çalışıyor, nurlanmış ama
vicdanı sönük kalıyor. eğer kanaatimce okullarda ikisi
beraber verilirse türkiyenin geleceği daha aydınlık
olacaktır inşallah

27.
(yazıcı)
GENçlerin hiç bir kaygıları yok bu beni üzüyor.
gelecek anlamında da hiç bir ümit vermiyor bu insanlar
bana. ciddi anlamda, yoksa biz kaygıları olan
insanlardık, işte, belki bi şey değiştiremezdik ama
bir takım siyasi faaliyetlere katılırdık ama inanın
onları bile yapmak içimden gelmiyor, bu ülkede hiç bi
şey değşmiyor.




28.
(memnun)
eylem yapanları görüyoruz. sen sağcımısın, ben solcumu
yum, sonucu hiç bi yere varmayacak bi tartışma.
arabaların camları kırılıyor, okuklalrın camları
kırılıyor, sıralar havalarda uçuşuyor, bu şekilde bi
eylem ben ilk defa tür.... görüyorum ve anlamsız
buluyorum.

29.
benli
işte
trakya üniversitesinde yüksek okulu kazanıp,
kazandıktan hemen sonra öşsÕye geçilmesi, üniversite
sınavına girdiğim zaman sevdiğim bir bölümü
okuyamamam. o da sistemin hatasıydı, benim gibi nice
insanlar var ama bundan etkilenme ile gene bi
şanşızlık.

30.
çağçağ
açıkcası ben 12 eylül de doğdum ama bu yaşıma kadar 12
eylül ün etkisini 12 eylül ün  kanunlarının
olumsuzluğunu da gördüm.

31.
gelinlikli resilmli

bi yaramazlık bi şımarıklık yaptığım zaman babam olsun
annem olsun, senin doğum gününde hayır yoktu zaten
filan, (gülerek) gibi şeyler söylüyorlardı. sen doğdun
ülkenin yönetimi değişti gibi şeyler.

32.
(    )
askerlerin ne zaman ne yapacağını, habersizsin, her an
bize gelecekler mi korkusu yaşamak zorundasın,  evi
arayıp soruşturuyorlar, kimlik kontrolü,  gerekirse
evin erkeklerinden bir kaç kişiyi hatta bütün
erkekleri gözaltına alıp ondan sonra temiz çıktıktan
sonra serbest bıraktıklarını biliyorum,

33.
tokatlı
bizim oturduğumuz ilçe küçük olduğu için, o zaman
herkes köylere kaçmış. şehir merkezinde kimse
bulunmamış, köylerde de hirkas birbirini tanıdığı
için, genelde de akraba oldukları için, öyle bir ters
etkisini görmemişler,

34.
ilgisiz kız takatlı
daıym emniyet müdürüydü, nasıl diyeyim onun mesleği
ile ilgğili bi şeyler oldu.

35
benli
okudouğum kitaplarda olumsuz bi bakış vardı, olumsuz
bakışın olduğu kitaplar okudum- öyle diyeyim. ama
sorduğum kişe
ilerde şöyle bi bakış vardı, biz memnun olduk,
sevindik gibi. arkadaşımın annesi öğretmen yozgatta
öğrencisinin 17 yaşında idam ediydiğini duyuyor. hani
bu insanylar da bu şekilde öldü, birbirlerini
öldürmediler ama. ihtilal geldi iyi oldu demiyorum,
sonrasında da kötü olan şeyler var.

36
(suya atılan kız)
siylasi nedenlerden dolayı babam göç etmek zorunda
kaldı ordan. kürtseniz, sizi sevmeyen birileri varsa
ve sizin hakkınızda konuşuyorlarsa ordan gitmeniz için
bir nedendir bu. her bölgenin farklı bir kültürü
vardır. kendi gelenek ve görenekleri vardır. bunlardan
sen insanı kopartırsan, insanlarda bunu başka yerlerde
uygulamaya koyarsa, karşı gelenek ve görenekler ortaya
çıktığı zaman ne olacak başka bir çatışma ortaya
çıkacak. bir iç çatışma ortaya çıkacak yani, kültürler
arası çatışma ortaya çıkar ve yani görüldüğü gibi

33.
çağçağ
bi kürt ailesinde olduğu gibi yani,, daha çok köy ile
şehir arasında kalan o kültür bunalımını yaşayan bir
psikolojiye sahip olduk, köy boşaltıldıktan sonra,

34
nezahat
ben diyarbakırlıyım diye, kürdüm diye çok sorunlar
yaşadım, özellikle mersin de okuduğum esnada, bunu
birebir hoca ile kendim yaşadım, okulu teröristler
bastı denmemesi lazım bunları kendimiz yaşadık biz.
kardeşlerimizle gittiğimiz okulda işte okulu bastılar
şeklinde konuşmaları duyuyorduk, söylüyorlardı,
hocanın bi tanesi not verecek, kendim yaşadığım için
söylüyorum, not verirken, işte sözlü notu verecek,
sonunda hoca yerime oturturken, nezahat sen nereliydin
ya dedi. ben de diyarbakırlıyım dedim, ha öyle mi
tamam yerine geçebilirsin dedi. bu şekilde bütün sınıf
içerisinde ben, herkes durdu bana bakıyor, neden bunu
sordu, sormasını gerektirecek hiçbir durum yokken,
tabiki notumu da düşük olarak vermişti. yaptığım hiç
bir hatam yoktu kesinlikle.


35
-ilk konuşan, gözlüklü, adı devrim olmayan
darbe sonrasında divriğidek iilk bir mayıs kitlelerle
gittik ve jandarma barikatlarında durdurulup teker
teker kimlik kontrolü, yarım saat gidiyorsun bi daha
jandarma kontrolü, ortamda yoğun bi gerginlik var,
sonrasında tabi miting başlıyor, çok güzel bi miting
yapılıyor, işte, ilk bir mayıs gayet güzel oldu filan,
 bi şeylerin önü yeniden açılmaya başlıyor,


36.
(gitar çalıyor)
şu anda da özgür olduğumu hişetmiyorum ben, şurada da
oturduğum anda özgürlüğümü hişedemiyorum yani,
güvendede olduğumu hişedemiyorum yani,

37
(       )
fakülteyi bitirdikten sonra bi iş sahibi olmam
gerekiyor. ama yok bu yüzden geleceğe güvenle
bakamıyorum.

38.
sorunsuz kız)
ben üstüme düşeni yapıyorum, ama bi sürü insan üstüne
düşeni yapmadığı için bi sürü insan mutsuz hayatlar
yaşıyor,
bi çok şeyden yoksun kalıyor. evet, hhı hıhı . öyle
anlatayım ben size, ayrıca onlara çok sinirliyim,

39,
fen
korkuyorum açıkcası. hayatta beni nelerin
bekleyeceğini bilmiyorum ki,  bi saat sonra ne
olacağını bilmiyorum, yıllar sonra ne olacağını
bilmiyorum. türkiyede, türkiye şartlarında , gerçekten
çok zor.

40
küpe
bu çok kişinin hoşuna gidiyor biliyorm aslında bazen
benim de hoşuma gidiyor, bazen demoklesin kılıcı gibi
bazen kafalarına kafalarına vurmaları ama

41
gitar çalıyor
doğumummdan itibaren bir müdahale var yaşamıma.her
nekatar bu ülkede demokrasi var dense de bana öyle
gelmiyor, askeri bi şey var gibi geliyor,  askeri bi
idare var gibi geliyor aslında.

42.
benli

yanılmıyorsam küçük iskenderindi 12 eylül  1980
parkettiğiniz tanklarınızı tarih sürecinden kaldırın
diye, o tanklar oldu kaldı, çok belirginleşti,
insanlar orda o tankların olduğunu unutmasın,

43
cağcağ
hükümetler değişiyor türkiyede ama hala militarist, 12
eylül ün aslında temel aktörü olan militarist zihniyet
hala iktidardadır diye düşünüyorum. bu yüzden de ben
12 eylül döneminin bittiğine inanmıyorum.

44
gitar
ilk yurda girdiimde şöyle bi şey vardır, böyle çöm
muhabbeti vardır ya, bu bana askeriyeden geliyor gib
geliyor. askerlerde dede torun iliyşkisi var mesela,
sonradan geleni ezerler mutlaka, askeriyenin rolü çok
büyük mesela, asker askerlik yapmıyor sadece, tüm
insanların yaşam tarzına karışıyorlar artık, benim
özgürlüğümü elimden alacaklar bi şekilde, zaten ben
hpayatımın en verimli çağında zorla askere
çağrılacağım,  belki ben ordayken ihtilal çıkacak,
böyle bi durum olabilir, oynayacağım, bir askeri
oynayacağım, çok fazla bi şey yapmayacağım, emir
alacağım, emir vereceğim yani,
onu bilmiyorum ya, belki ıskalamaya çalışırım,
ben belki oraya gittiğim zaman çok etkilenebileceğim,
yani, oyun olmaktan çıkacak belki bir benim için yaşam
tarzı olacak, yani ne derece etkili insan üzerinde onu
da bilmiyorum,


45
suya batan kız
askerlerden korkardım o zamanlar. hep silah seslerini
duyardık diyarbakırdayken, ve bu her akşam bir
alışkanlık haline gelmiş gibi, acaba gene patlayacak
mı bu silahlar, ne zaman bombalar patlayacak diye
beklerdik. insanlar ölecek, gene bi şeyler olacak,
ölecekmiyiz biz de acaba, böyle bi düşünceler vardı
hep.

46
tokatlı
askere karşyı bi şey var bizde, sempati var,
bayanlarda daha çok tabi, he he, 80 sonrasındaki
insanlar, işte askeriye el koysa, ortalığı düzeltse
diye filan düşünebilir, ama bunu seksen olayını
yaşayan insanlara sorsanız kesinlikle istemez öyle bir
askeri darbe olmasını.

47
habersiz tokatlı
bunla bir ilgisi yok aslında ama askeri lisede okurken
kuzenim, üniformasını görmüşüm, mesut abi senin
askerin mi var diye sormuşum, her seferinde gördüğünde
anlatır, senin askerin mi var meselesi. benim bi dayım
astsubay da çok sempatik bi insan onu sevdiğim için
yakınımda en bildiğim asker o, o üzden bana hiç
korkutucu gelmiyor. benimki de biraz magazinsel bi
röpörtaj oldu, (gülerek)

48.
suya atılan kız
kardeş katline son verildi denildi ama 1980 den
sonraki kardeş katline ne demeli yani. onbinlerce,
yüzbinlerce insan öldürüldü, bunların hepsi bir
aileden mi, bunların içinde türkü, kürdü, hepsi vardı
ve bir aieleden biri askerde biri dağda öldürülen çok
insan var. bunlar kardeş katliamı değil mi? kardeşler
birbirini öldürmüş değil mi?  hani bunlar
engellenecekti hani kaldırılacaktı, bumuydu kaldırılma
şekli,
48
muhalif kız
bizler çok uzaktan baktık, herşeye, sanki orası farklı
bir ülke, sanki istanbul başka bir memleket, ankara
başmka bir memleketdoğu başka bir memleket. insanlar
sürekli çatışmanın altında kaldı, sürekli korku içinde
kaldı.

49.
yazıcı
üniversite döneminde kürt olduğumun ayırdına vardım.
odöneme kadar bu benim için öyle önemli değildi.
kürtçe şeyapılması o kadar ağrıma gitmiyıordu.
üniversite döneminde fikirlerimiz olgunlaşmaya
başlayınca bi şeyler ağır gelmeye başladı. ben niye
dilimi konuşaümıyorum.

50.
cağcağ
şimdi tabi, bir şeyi hişediyorsun. bir şeyi çok iyi
biliyorsun çünkü o şeyin somut örneğisin.   ama
bildiğin o örnek teşkil edebilecek gerçeklik yok
sayılıyor, çarpıtılıyor, bu insana acı veriyor tabi.

51
muhalif
yüzleşmedik, o halkın acısını paşylaşmadık biz fazla,
ırak halıkının acısını daha fazla paylaştık daha fazla
gördük.

52.
küpeli çizgili beyaz, kazaklı
bazen herşey bir bilgisayar oyunuymuş gibi geliyor
bana. nasıl bu kadar kolay. adam dağa çıkmıyor,
kürdistan istiyorum diyor. burası kürdistan olsun
diyor. askeri öldürüyor, asker onu öldürüyor.

53.
cağcağ
ev basılmıştı hakkaride, ev basılıyordu, 15 yaşında
gözaltına alınmam, doğal olarak bende tepkiyi
arttırdı. tamam doğru türkçe var, türkiye halkı var,
ama türkiyede türkylerden başka yaşayan halklar da
var, gerçekliğine daha fazla inandım.

49
yazıcı
orda insanların birbiri ile hiç bi sorunu yok. bizim
de yok, ben şimdi mersinÕdeyim. iki tane türk
arkadaşımla birlikte kalıyorum.  hiç bir
uyumsuzlmuğumuz hiç bir çatışmamız yok. benim yengem
türk. herhangi bir çatışmamız olmuyor yani. insanlar
birb.irlerdinin fikirlerine saygılı olduğu zaman
herşey ortaya çıkıyor. karşıdaki fikre biraz tahammül
edebiliyorsa zaten sorun yok. askere de gerek yok,
silaha da gerek yok.

50.
suya düşen kız
özellikle okuylda türkçe bilmiyordum. evet evde kürtçe
konuşuyorduk. türkçem zayıftı, bu yüzden de okulda bir
çekingenlik vardı bende.

51.
cağcağ
ben birinci sınıfa başladığımda türkçe diye bir dilin
olduğunu birnci sınıfta öğrendim.

52.
suya dalan kız
ilkokulu ben bismilde okudum. ilk önce oturduğumuz
mahalleden dolayı, ben cumhuriyet ilköğretmen okulunda
okuyordum. ilkokuldu o zaman ilk öğretim değildi.
ikinci dönem eski adı aşağıdağlı ilkokuluna gitmeye
başladım. ikinci dönemden sonra, orda oturduğumuz
mahalle tamamen türk mahallesiydi, türk ailelerin
çoğunlukta bulunduğu bir mahalleydi, bi tek biz farklı
olarak vardık orda. türkçemin gelişmesinde bu çok
etkili oldu.

53 cağcağ
dilde  konusunda bir kampanya başladı. bu kampanyada
ben de dilekçe verdim. rektör bizim dilekçeleri
karakola gönderdi. bir dilekçe ile, doğduğum gün 12
eylülün yasaları karşıladı devlet., bir diylekçe
verdiğim için yedi ay yattım. cezaevinde kaldım.

54 yarın asker

....deyince uğur mumcu diyorum. anapın başkanı seçelen
erkan mumcu geliyor aklıma. nereden nereye, uğur
mumcudan sivasa geldikr. şimdi sivas da ne oldu. niye
kimse onrayı araştırmıyor.

55
küpe
beyaz çizgili kazak
turgut özal belki de o dönem için bi şanstı. o dönemde
en iyi çıkışı sağladı ama o anayasa ile neyi derli
doplu yapabilirsin. hiç bir bir özgürlük yok,

56
paşa kızı
bu hareket insanın beyninde sürekli yer ediyor. benim
aklımda kalan koyu gözlükler ve kalem. görsel hafıza,
ne söylediği aklımda değil.

57
yazar
bugün ülkenin ekonomik olarak çökmesinin tek nedeni
özaldır. ama özalın da bir tek şeyini severim
türkiyede kürt varlığını en ciddi şekilrlde kabul eden
başbakan ve cumhurbaşkanı özaldı. gap o toprağı
çöyleştiriyor. üç senenin öncesi urfası ile şimdi
arasında çok fark var insanların gelirlerinde müthiş
bir artış var. gerek devlet desteği, gerekse  tarım
arazilerinin verimi, toprağın çok verimli hale
gelmesi, ama uzun vadede bu toprak çölleşiyor.

58
imam hatipli
türkiyeye çok renk getirdi. teknolojik olarak da
türkiyeye çok şey getirdi. elektrik yoktu, telefon
yoktu.  türkiyeye bunları getirdi. bununla beraber
büyük hizmetleri oldu. özellikle önceki dönemlerde
şahsi düşüncelerinden dolayı hapse atılan insanlar
serbest kaldı. 163. madde kaldırıldı. herkes
düşüncesini serbestçe söyleyebilme hakkını elde etti.
bu yönden özala çok minnettarım.

59
icraatın içinden geliyor. kalemi geliyor, çok fazla
taklidi yapılırdı onlar geliyor. konuşmalarını
hatırlıyorum. programın jeneriğini hatırlıyorum.  bi
dönem gğeldi geçti yani.

60
ekşi
ihtilali ben yapsaydım nasıl olurdu acaba. kendini çok
şey hişedersin böyle, ne bileyim padişah gibi, kral
gibi bi şey olursun ya, askersin bi de orda emir
komuta da sağlam, çok şekilli bi şey olur yani.

61
memnun erkek
12 eylül deyince sonunda adımın evren olması. evren
deyince insanların ilk aklına gelen kenan evren paşa
oluyor. ben de zaten anlatıylorum 12 eylül doğumlu
olduğum için adım evren olmuş.

62.
çaya banan kız
paşada nasıl bir hava var, asker havası var bir. bir
otorite öar o paşanın altında paşanın altında. otorite
var duyduğum zaman bilinç altımda uyanan, o otoriteyi
hişediyorum. asker diyorum. ve ciddi diyorum ya,
ciddi yani paşa. antalyada bir ev var şelaleinn
üzerinde kurulmuş, böyle bir evi var. biz gezdiğimiz
zaman içi bo=tu. bak bu kenan evrenin evi dediler.
pencereden içeri baktım bi tek resim vardı duvarda. o
kaadr bomboştu.

63
ekşi
hocaya sormuştum hocam neden böyle ihtilal oluyor.
tanklar falan itti sincan da böyle filan, böyle şeyler
oldu ya, hoca şey demişti, türkiye cumhuriyetine
demokrasi getiren ordu olduğu için
ordu şeyyapmak zorunda. ordu korumak zorunda,
demokrasiyi. diyelim ki şirket kurdum,  ani yönetimi
ele geçirmeye çalışıyorlar falan, dersin ki kardeşim
ne yapıyorsun, müdahale edersin bi şeklide,  ya
anlaşarak ya konuşarak, ya hukuk sistemi ile dava
açarak ya da  en son şirketimi kurtaracam diye silahla
milahla, yapmazmısın, yaparsın, senin evladın gibi ya,
büyütmüşsün. adam kurmuş ülkeyi ordu.  kolay mı yani,
bırakması hani.

64
takatlı ilgisiz kız
şimdi çok olumlu bi şey söyleyemeyeceğim. kenan evren
deyince, onlar hep unutuluyor, şimdi kenan evren resim
yapharken falan gösteriliyor. üzerinden sular aktığı
için, gözardı ediliyor, unutuluyor.

65

kulağını kaş=ıyan çocuk.
kenan evren keşke o yıllarda resim yapmaya başlasaydı.
keşke darbe olmasaydı.

66
fen
 bi kaç bi şey geliyorda tam şey yapamıyorum aklımda,
bi şarkıdan bahsederdi ailem hep, televizyonra
yşayınlanmış, ihtilalin olduğu zamanda.
hatırlayamıyorum.


67
küpe
bu işi yapanlar artık gözlerini kapatmışlar. 17
yaşında bir insanı idam edebilmek için, bi şeyleri
düşünmemek lyazım. bu insanlar da öyle yapmışlar.

68
muhalif
ben o mantığı anlayamıyorum. asmasaydık beslesemiydik
bu nasıl ya, (gülerek) aklımı mantığım anlayamıyorum.
bir psikiyatrist desteğinde anlaşılabilir belki.

69
yarın asker
asker şimdi darbe yapmaz, insanlarda asker korkusu
olmasa, insanlar gene birbirini yer. .12 eylülden
konuşuyoruz, şu anda asker çok güçlü olmasa, gene
insanlar birbirlerini yiyecek.

70
benli
ordunun yönetime el koymasını isteneceğini
zannetmiyorum,  yirmki yıl gediye gideriz diye, olması
çok zor bir ihtimal, çünkü, eskiden iletişim araçları
az olduğu için kolaydı, şu an böyle bi şey olacak
olsa, 12 eylül de gece birde baş=lıyor askerlerin
dağılımı, dörtte ihtila açıklanıyor, şu an birde
başlasa böyle bi şey, birbuçukta herkesin haberi olur.


71
ben doğdum
bi yerde hastanede, doğum tarihimi sordu abinin biri,
12 eylül 1980 dedim ben, a ben o zaman askerdeydim
dedi. ne oldu, bizi hemen bölyükten çıkardılar ,
çeşitli yerlere yerleştirdiler bizi, sabahtan akşama
kadar nöbet bekledik,  sağdan sola koşturduk, şimd
iben askerde darbe olsaydı, ne hişederdim?
Bilmiyorum, hı hıhı

72
imam hatip
darbe olabilme ihtimali çok yüksek.
 darbe olduğu zaman türkiyenin ekonomisi çok kötüydü.
şu anda hala kötü.  her ne kadar iyi deniyorsa da,
rakamlar kötü gösteriyor ama herhangi bir patlama
olmuyor. buna da biraz artık takdir - i ilahi diyelim.


73.
muhalif
yaşanmamalıyydı değil, yaşandı, yaşanması gerekiyordu,
bundan sonra bir darbe olamsı çok zor diye
düşünüyorum, bizim doğumumuzdan sonra olmadı bi daha,
*censored*acı dendi ama öyle de bi ....getirdik. onu gözardı
ettiler, mamalıydıları aşmak lazım diye düşünüyorum.
yaşandı yani.

editörün notu,
bu filmde gördüğünüz 12 eyllül 1980 doğumluluar
dışında, iletişime geçilen oturdukları illere gidilen,
çekimleri yapılan kişiler Ôson andaÕ katılmaktan
vazgeçtiler. onlar ki şu iller
kahramanmaraş, gaziantep, istanbul, şanlıurfa, mersin,


cağcağ
12 eylül üzerine çok konuşuldu üzerine çok şey
söylendi, ama yaralar sarılmadıkça, programcılyar gene
doğum günü 12 eylül olan insanlar araşyacak, 12
eylülün acısını, 12 eylülün yarasını bağrında taşıyan
insanlalar arayacak.

kaybedilen bir hayata

Trackback

Trackback URL for this entry: http://anonimsinema.net/hm/trackback.php?id=20091130003755840

No trackback comments for this entry.

0 comments

The following comments are owned by whomever posted them. This site is not responsible for what they say.

Visit glFusion

 
 
 

Topics

My Account





Sign up as a New User
Lost your password?