Anonim Sinema
Halk Matinesi
Sign Up!
Login
Welcome to Anonim Sinema
Sunday, September 05 2010 @ 01:20 AM CDT
Email Article To a Friend View Printable Version

İnternet Sinema Radyosu: Kötü Görüntü

General News

 anonimsinema.net üzerinden yayın yapacak bu programda yalnızca film değil sinema da eleştirilecek, holivut yapımlarının yanı sıra düğün çekimleri de konuşulacak, dinleyici isteklerine bile yer verilecek.

Email Article To a Friend View Printable Version

Günlük Haber Duyuru Portalı: Halk Matinesi

General News

 Hem anonimsinema''nın yaptıkları ve yapacaklarını duyuracağımız, hem de sinemaya başka bir biçimde bakanların ve yalnızca seyirci olmayanların yer alacağı ve özellikle okul sinema kulüplerinin ve bağımsız film kolektiflerinin çalışmalarının bulunacağı sitemize sizi de bekliyoruz.

Email Article To a Friend View Printable Version

İkircikli Bir Film Projesi: Mülksüzler

General News

Ursula K. Le Guin''in aynı adlı romanından uyarlanacak bir film yapım denemesi. Tek fark: Anarres ve Urras şimdi ve burada. Tafsilat pek yakında anonimsinema.net''te'

Email Article To a Friend View Printable Version

Aylık CD Fanzin: El Video

General News

 Her ay başka bir konuda derlenecek görüntü ve ses malzemeleriyle hazırlanıp meraklılarına sunulacak videozinlerde yer almak için kameralarımızın pilini şarjda tutmayı ve pek yakında anonimsinema.net''i ziyaret etmeyi unutmayalım.

Email Article To a Friend View Printable Version

'Yeni başlayanlar, arada kalmışlar ve itilmişler için teorik ve pratik sinema.',

General News

Her isteyenin kolayca ve ücretsiz erişimi için senaryo, çekim, kurgu ve bunun gibi konularda belli aralıklarla anonimsinema.net adresinden yayınlanacak görüntülü ve sesli anlatımlar ve yazılı metinlerle de desteklenecek bu uygulamada belli zamanlarda ve belli yerlerde yüzyüze buluşmalar da gerçekleştirilecek

Email Article To a Friend View Printable Version

'Bitmemiş Filmler Festivali',

General News

Bin bir çabadan sonra çekimlerine başladığımız ama herhangi bir nedenle tamamlayamadığımız filmlerimizi hatırlamamız ve belki de o filmi tamamlayabilecek kişilerle buluşmamızı sağlayacak bir fırsat. Ya da siz bitmemiş bir filme devam etmek isteyeceksiniz

Email Article To a Friend View Printable Version

'Görsel ve İşitsel Arşiv: Çek Bırak Al Kullan

General News

 anonimsinema.net üzerinde oluşturulacak bir arşive ekleyeceğiniz görüntü ve ses kayıtlarınızın dileyenin ve tam da böyle kayıtlara gereksinim duyanların kulanımına sunulmasına ne dersiniz? Elbette siz de bu arşivden dilediğiniz görüntü ve sesi alıp kullanabileceksiniz. (burada sözü edilen görüntü ve ses kayıtları tamamen kendi kişisel cihazlarınızla kaydettikleriniz olmalıdır. Bir filmden ya da bir televizyon yayınından elde edilen kayıtlar bu paylaşımda yer alamayacaktır)

Email Article To a Friend View Printable Version

son iki diyalog

General News

Her şeye karşı çıkan çığıltıları
Belki de tek sesli  postallar arasında
Açtı gözlerini karanlıkta
Ünsanların ruhları gibi sağlıksız bir çocuktu.

Email Article To a Friend View Printable Version

Televizyon: izleyenini de çalışanını da öldüren eğlence

General News

Televizyon: izleyenini de çalışanını da öldüren eğlence

Bir televizyon kanalında yayınlanmakta olan Son Bahar isimli dizi çalışanları, uzun ve yorucu çalışma sürelerinden ötürü geçirdikleri bir trafik kazasında yaşamlarını yitirdiler. Geçtiğimiz günlerde, sinema çalışanlarının Türkiye'deki sendikası Sine-Sen önünde biraraya gelen tv ve sinema set çalışanları, arkadaşlarının ölümlerine isyan etmede haklılardı. Ama çalıştıkları setlerde üretilen tv dizisi ya da sinema filmlerinin başka türden ölümlere de neden olduğunu dillendirmediler. Oysa dün kendi arkadaşlarının ölümlerine neden olduğunu düşündükleri aşırı kar hırsının kitlelerce normalleştirilmesinde ve talep edilir olmasında kitle iletişim araçlarının rolu son derece belirgindir. Hele de Türkiye gibi geri bıraktırılmış bir ülkede tv izlenme oranlarına bakmamıza bile gerek olmadan, halkın günün büyük çoğunluğunu bu "renkli" ekran karşısında geçirdiği bilinen ve yaşadığımız bir gerçektir. İlk özel tv kanalını da anayasayı bir kez daha delerek kuran Özal, seksende faşist bir darbeye yenilen bir toplumun batıya entegrasyonu adı altında kapitalizme bağlanmasını arzuluyordu. Nitekim, önce terete'nin yasaklı listesindeki sanatçıları göstererek kabul gören "sihirli kutu", çok geçmeden iş bitimlerinin bile yayın saatine göre değiştirildiği köle isaura gibi, yalan rüzgarı gibi dizilerle evlerin vazgeçilmeziydi artık. Kendi yalın ve monoton yaşamına "canlı"lık katan programlarla daha da benimsenen tv, geçim sıkıntısı içindeki kişiler için de umut kapısı olmaya başladı, ama yarıştırarak. Tıpkı kapitalist sistemdeki gibi yani. Kazananların ve kaybedenlerin olduğu bir ideolojiye artık kimse yabancı değildi. Bu durum yerli olsun yabancı olsun dizilere yerleştirilmiş altmetinlerle, küçük gibi görünen diyaloglarla hergün tekrarlandı, pekiştirildi. Sonrasında, kazanmak o kadar "meşru" ve "aleni" bir hal aldı ki, yatak odalarımıza varıncaya değin her anımızın kameralarca görüntülenmesi, muhafazakar bir toplum iddiasındaki bu ülkede bile tuhaf kaçmadı.
Özellikle yakın tarihlerde çekilen ve büyük izlenme oranlarıyla herkesi ekranları başına kilitleyen pek çok dizi, resmi görüşün açıkça yeniden sunulmasına hizmet ediyor. Hem gerçeği çarpıtan, hem de toplumdaki kimi ayrımları zorlayıp düşmanlık edebiyatıyla askerin sözcüsü olan bu diziler, izleyenlerin kendilerini dizi karakteri sanma ya da dizideki karakter gibi davranmaya varacak biçimde hipnotize ediyor. Kısaca, bu dizileri yoğun bir biçimde izleyenler kendileri olmaktan çıkıyor, dizi kahramanı olma tutkusuyla bir nevi kendi kişiliklerini öldürüyorlar.
Dün, setlerdeki çalışma koşullarının kötülüğünden söz ederek haklı taleplerini dillendiren set ve dizi çalışanları bunları bilmiyor olamaz. Kendi acılarına destek arayışlarının, kendilerinin de emek verdiği bu dizilerin beyinlerini hapsettiği boş bedenlerde yankı bulamayacağının farkında olmalılar. Belki bugün kendileri gibi üzülüyormuş görünenlerin "kısa bir reklam arası"ndan yanlarında olup olmayacağının garantisi ise elbetteki yok.
Karlı olmayan bir diziyi yayından alan televizyon kanalları ve onu elinde bulunduran egemen anlayış, hiç şüphe yok ki kendi setlerinde çalışanlarının haklarını da vermeyecek, çalışıp emek verdikleri tvlerin büyülü ve gösterişli dünyalarına bir haber değeri olarak bile almayacak.

 

13 ocak 2009

Email Article To a Friend View Printable Version

2 yazı

General News

bu da ikinci yazı

senaryo ne senyor?

dil, ihtiyaçtan doğmuş olmalı, birdiğerine bi şey anlatma derdinden, çabasından...

yazı ise bir dilin şekli şemalidir

sinema da bir dildir, harflerden değilde görüntü, ses, yazı, efektler ve bunun gibi şeylerden oluşur.

bu konuda televizyon aslında herkese bir anlamda sinema dilini de öğretmiş oluyor çünkü diyelm ki bir dizide bir kişi bir yöne doğru konuşmakta görürüz, sonra kamera başka bir kişiyi gösterir ise, biz anlarız ki birinci kişi ikinci gördüğümüz kii ile konuşmaktadır

görüntülerin kendi başlarına birer dil olduklarını ınutmamak icab eder

çekmek üzere bir metin oluşturacaksak, ki buna illa da senaryo demek gerekmez, aslında en güzeli film öyküsü dimektir, bir film öyküsü hazırlayacaksak burda neye dikkat etmek gerekir, bir bakalım.

neticede ister adına senaryo, ister film öyküsü diyelim, yazılan şey bir anlamda edebiyat oluyor olacak, edebi metinlerin de kendine göre kuralları ve kısıtlamaları olabilir, bunların ne olduğunu bilmiyorum:)

görüntünün de kısıtlaması olacak elbette, bu kısıtlama bizim kullandığımız kameranın teknik inkanlarıyla ilgili olabilir, oyuncuların sınırlarıyla ve yetenekleriyle ilgilidir, o anki mekanın fiziksel koşulları ile ilgilidir, yani aslında herşeyle ilgilidir

aslında sonsuz bir alan açarmış gibi görünse de sinema, bu tür teknik ve insani şeylerle engelleniriz, engelleneceğiz

hele de bu ilk film projesi hepimiz için daha da problemli olacağa benzer

ama, bir şey yazmanaın değil, bir şey düşünmenin bile güç olduğu günümüzde, gelen fikirler ve yazıya dökülen taslaklardan bu zorlukları kolay altedebileceğimiz hissi eminim sizde de uyanmıştır

eğer belli bir metni de alsaydık -mesela yaşar kemalden bir öykü- ve filme çekmeye karar verseydik, yine işimiz kolay olmayacaktı, edebiyatın özelliğiyle bir şeyi cümleler dolusu tanımlama hali ile karşılaşacaktık o öyküde,  öykü okurken güzel gelsede çekmeye uygun olmayacaktı çoğunlukla, ve pek çok edebiyat uyarlamasında olduğu gibi, kitabı daha iyiydi dedirtecek bir tat yakalanacaktı çoğunlukla

peki ne yapmalı?

aslında tercih edilen şey şudur ki, filmi kafada bitirip, ve hatta ilk ve son görüntünün de ne olacağını akıldan tasarlayıp, sanki filmi izliyormuşuz da başkasına anlatıyormuşuz gibi olmalı hikaye.

şurda bazı senaryo başlangıçları var hatta, ordan bir iki senaryo örneği okuyabilir, yazım farklılıklarını inceleyebilir ve hatta ordaki senayoları da geliştirebilirsiniz

http://www.anonimsinema.net/halkmatinesi/forum/index.php?forum=1

Visit glFusion

 
 
 

Topics

My Account





Sign up as a New User
Lost your password?

Auto Translations

  • Arabic
  • Bulgarian
  • Catalan
  • Chinese Simplified
  • Chinese Traditional
  • Croatian
  • Czech
  • Danish
  • Dutch
  • Filipino
  • Finnish
  • French
  • German
  • Greek
  • Hebrew
  • Hindi
  • Indonesian
  • Italian
  • Japanese
  • Korean
  • Latvian
  • Lithuanian
  • Norwegian
  • Polish
  • Portugese
  • Romanian
  • Russian
  • Serbian
  • Slovak
  • Slovenian
  • Spanish
  • Swedish
  • Ukrainian
  • Vietnamese

Who's Online

Guest Users: 4

What's New

Stories

No new stories

Comments last 2 days

No new comments

Trackbacks last 2 days

No new trackbacks

Files last 14 days

No new files
No new comments

Links last 2 weeks

No new links

Media Gallery last 7 days

No new media items

Upcoming Events

There are no upcoming events

Poll

Tell us your opinion about glFusion

What is the best new feature of glFusion?

  •  CTL Support
  •  Integrated Plugins
  •  Nouveau Theme
  •  Enhanced Security
  •  Other
This poll has 1 more questions.
Other polls | 0 votes | 0 comments